Vajina hastalıkları kadın doğumda sık rastlanılan problemler arasındadır. Tüm kadınların yaklaşık %15-40’ını etkiler.

Vajina hastalıkları arasında sıklıkla enfeksiyonları görmekteyiz. Bunlar belirgin semptomlarla kendilerini gösterebildikleri gibi bazen hiç semptom olmasa da, rutin jinekolojik muayeneler sırasında da saptanabilirler.

Tedavide en önemli nokta doğru tanıdır. Değerlendirmede detaylı bir öykü alma ve jinekoloik muayene şarttır. Bakteriyel vajinozis, Chlamydia trachomatis ve Trichomonas vajinalis enfeksiyonlarında tedavide başarılı olmak için eş tedavisi de yapılmalıdır.

Normal vajina florası ortam pH’sı, ya, hormonal durum, seksüel aktivite, kontrasepsiyon (gebelikten korunma) yöntemi, kullanılan ilaçlar, antibiyotikler ve cerrahi girişimlerle değişiklik gösterir. Normal vajinal flora birçok bakteriden oluşmaktadır. Bunlardan en önemlisi Laktobasillerdir. Laktik asit normal vajinal PH’ı 3.8-4.2 aralığında tutar. Asidik ortam ve bağışıklık sistemi, potansiyel patojen bakterilerin çoğalmasını engeller.

Normal vajinal akıntı kokusuz olup şeffaf ya da beyazdır.

Candida albicans ise vajina florasında düşük miktarlarda bulunur. Ayrıca florada Gardnerella vaginalis ve Trichomonas vaginalis de bulunmaktadır. Vajinal florada Neisseria gonorrhoeae, HSV (Herpes Simplex Virus) ve HPV (Human Papilloma Virus) bulunmaz.

Vajinitlerin gelişiminde östrojenin varlığı ya da yokluğu önemlidir. Normal vajinal salgılar; vulvadan gelen salgılar, ter, Bartholin ve Skene bezlerinden gelen salgılar, rahim ve rahim ağzında bulunan bezlerin salgıları, vajina epitelinden sızan sulu salgılar, dökülen servikal ve vajinal hücreler, mikroorganizmalardan oluşur.

Puberte (ergenlik )öncesi ve postmenopozal (menapoz sonrası) dönemde östrojen azlığı nedeniyle vajina epiteli incedir ve pH 6-8 arasında olur. Bu da, bu yaş gruplarında özellikle bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlayıcı bir faktördür. Ayrıca postmenopozal dönemde vajina dokusunda oluşan atrofi, vajinanın travma ve enfeksiyonlara hassas hale gelmesine neden olmakta ve normal floradaki laktobasiller yerini patojenik (enfeksiyona yol açan) bakterilere bırakmaktadır.

Vajinit semptomları olan bir hastayı değerlendirmek için öncelikle detaylı bir hikaye alma ve fizik muayene şarttır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) gibi altta yatan herhangi bir hastalık vajinal şikayetlere neden olabilir. Sıkı ve terlemeye neden olan giysiler de vajinal semptomların şiddetini arttırabilir.

Vajinal akıntının en sık nedeni ise enfeksiyonlardır.  

  • Bakteriyel vajinoz (%40-45)
  • Vulvovajinal kandidiyazis (%20-25) ve
  • Trikomoniyazis (%15-20)
  • Allerjik reaksiyonlar
  • Atrofik vajinit
  • Yabancı cisim
  • Non-enfeksiyöz vajinit

1)Vulvovajinal Kandidiyazis

Bakteriyel vajinozisden sonra ikinci en sık vajinit nedenidir. Kandida türleri deri ve vajinanın normal florasında bulunduğu için Cinsel Yolla Bulaşan Hastalık (CYBH) olarak değerlendirilmezler.

Erişkin kadınların yaklaşık %75’i yaşamları boyunca en az bir kez vulvovajinal kandidiyazis ile karşılamaktadır ve kadınların %45’i her yıl en az iki enfeksiyon atağı geçirmektedir.

Hastanın immün (bağışıklık) durumunun bozulması. Normal vajinal flora hakimiyetinin azalması kandidiazis gelişmesinde rol oynar.

Vajinal kandidiyazis şiddetli kaşıntı, beyaz süt kesiği ya da peynirimsi akıntı ve  ile kendini gösterir. Kızarıklık, irritasyon ,dizüri (idrar yaparken yanma), disparoni (ilişki sırasında yanma, ağrı) da  görülebilmektedir.

 Vulva ve vajinanın yaygın tutulumunda diyabet gibi altta yatan sistemik bir hastalık akla gelmelidir. Dış dudaklar kızarık, tahriş olmuş ve ödemli olabilir. Antibiyotik kullanımı sonrası kandidiazis gelişebilmektedir.

Altta yatan sistemik hastalıkların kontrolü, antibiyotik kullanımının kesilmesi tedaviye yanıtta önemlidir. Ayrıca dar, hava geçirmeyen iç çamaşırları kullanılmamalıdır. Pamuklu iç çamaşırı kullanılması önerilmektedir.

Gardnerella vajinalis veya nonspesifik vajinit olarak da bilinen bakteriyel vajinozis, üreme çağındaki kadınlarda gözlenen en sık bakteriyel enfeksiyondur. Bakteriyel vajinoziste normal flora değişmekte, laklobasiller azaldığından, anaerobik gram negatif çomaklar (Prevotella, Porphyromonas ve Bakteroides) ve Peptostreptokoklar artmaktadır. Diğer belirgin enfeksiyon nedenleri arasında Neisseria gonorrhoeae, Chlamydia, Mycoplasma hominis ve Ureoplasma urealyticum sayılabilir.

2)Bakteriyel Vajinozis

 Bakteriyel vajinozisde  normal vajinal floranın değişir ve laktobasillerin sayısı azalır. ABD’de en yaygın vajinit nedenidir. Olguların %50’si asemptomatiktir (Hiç bulgu vermez). Vajinada balık kokusuna benzer akıntıyla kendini gösterir. Hasta kötü kokulu bir akıntıdan şikayet eder, bu akıntının cinsel ilişki ve menstrüasyon sonrası artmaktadır. Yanma ve batma hissi tarif edilir.

Bakteriyel vajinozis tanılı kadının partneri için eş tedavisi önerilmez. Ancak eş tedavisi persistan tekrarlayan olgularda netleşmiş olmamakla beraber alternatif olarak düşünülebilir.

3)Neisseria Gonorrhoeae Vajiniti

Pelvik inflamatuvar hastalık olgularının çoğunluğunun sebebi Neisseria gonorrhoeaedir. Enfeksiyon %85 vakada hiç bulgu vermeyebilir. Hastada bol miktarda bir akıntı mevcuttur.

4)Chlamydia Trachomatis Vajiniti

C. trachomatis enfeksiyonları mukopürülan servisit, dizüri(idrar yaparken yanma) ve postkoital (ilişki sonrası ) kanamalarla kendini gösterebildiği gibi hiç bulgu da vermeyebilir. Tedavi hem hastayı hem de partnerini içermelidir.

5)Trichomonas Vajiniti

Cinsel yolla bulaşan, Trichomonas vaginalis tarafından oluşturulur. Hem erkek hem de kadında enfeksiyon oluşturabilmektedir. Sürekli devam eden vajinal akıntı ana semptomdur ve vulvar kaşıntı da gözlenebilir. Akıntı bol köpüklü, yeşil-sarı renkte ve kötü kokuludur.

Vajina mukozası ve rahim ağzının muayenesinde çilek tarzı kanamalar olarak adlandırılan çok sayıda küçük peteşiler izlenir.

Eş tedavisi de aynı zamanda verilmeli ve tedavi bitene kadar ilişki yasaklanmalı ya da kondom kullanımı önerilmelidir.

6) Atrofik Vajinit

Vajinal floranın özelliğini korumada östrojen önemli rol oynar. Puberte öncesinde ve postmenapozal dönemde kadınlar östrojenin etkilerinden yoksundurlar. Bu dönemlerde vajina pH'sı yüksektir. Postmenopozal dönemde vajinanın asitli olan florası karışık flora ile yer değiştirmekte ve artmış pürülan akıntı ile birlikte görülen iltihabi vajinit gelişebilmektedir. Ayrıca mukoza incelmekte ve vajinal epitel enfeksiyona ve travmaya duyarlı hale gelmektedir. Çoğu postmenapozal kadın vajinal kuruluk ya da ilişki sırasında ağrıdan yakınmaktadır. Muayenede dış genital organlarda atrofi, vajinal mukozada incelme ve vajina içindeki ruga denilen katlantılarda silinme ya da tamamen kaybolma izlenir. Tedavi, intravajinal (vajina içine ) östrojen uygulamasını içerir. Yetersiz olursa ağızdan östrojen kullanımına engel yoksa sistemik östrojen de kullanılabilir.

7)Toksik Şok Sendromu

Toksik şok sendromu; adet gören ve vajinal tampon kullanan kadınları etkileyen birden çok organ sistemini tutan akut bir hastalıktır. Vajinal tamponların uygunsuz kullanımına bağlı gelişen en ciddi komplikasyondur. Toksik şok sendromunda en önemli nokta bu sendromun gelişmesini önlemektir.

Vajinal tamponlar 4 saatten uzun süre vajina içinde bırakılmamalıdır.

8) Non-Enfeksiyöz Vajinit

İrritan ajanlar (spemisitler, hijyenik ürünler, parfüm ve sabunlar), allerjenler (lateks, kremler), aşırı seksüel aktivite kaşıntı, yanma ve vajinal akıntıya yol açabilmektedir. Kandidiyazis ile karışabilir. Tedavi için irritan ajan ortadan kaldırılmalıdır.

 

Paylaş