Myom nedir ?

Uterus myomları, uterusun kas ve bağ dokularından kaynaklanan iyi huylu tümörlerdir. Tümör, toplum arasında kanser olarak algılanabilse de myomların kansere dönüşme riski oldukça düşüktür. Leiomyom, fibrom, fibromyom ve fibroid gibi isimleri de olmakla birlikte en yaygın kullanılan isim myoma uteridir. Uterus myomları en sık görülen tümörlerdir. Klinik olarak üreme çağındaki kadınların yaklaşık olarak %20’sinde görülmektedir.

Myomlar milimetrik düzeyden alt karını dolduran büyük boyutlara kadar görülebilir. Yuvarlak yapıda olup, pembeye yakın bir renkleri vardır. Rahim içerisinde her noktada, rahim ağzında da bulunabilirler. Ergenlik dönemindeki kızlarda myoma rastlanılması oldukça nadir olmakla birlikte, yaşla birlikte myomların görülme sıklığı artar. Myomlar en sık over (yumurtalık) hormonları düzeyinin yükseldiği doğurganlık yıllarında, 35-45 yaş grubundaki bayanlarda görülür ve bu zamanlarda büyüme olur. Rahim alınma ameliyatlarının en sık nedenlerinden biri de myomlardır. Bununla beraber miyomlar östrojen hormonu ile büyüme eğiliminde olduğu için, hamilelik döneminde büyüyebilirler. Menopoz döneminde östrojen hormonu üretimi azaldığından kendiliğinden küçülebilir.

Uterin myomlar erken gebelik kayıplarına ve gebelik sırasında çeşitli komplikasyonlara sebep olabildikleri için ayrıca önem taşırlar.

Risk faktörleri arasında obesite, nulliparite(doğum yapmamış olmak), afrika kökenli olmak ( zencilerde myomlar 3-9 kat daha sıktır), aile öyküsü olması sayılabilir.

Myomların Sınıflandırılması

Myomların Sınıflandırılması yerleşim yerine göre olmaktadır. Buna göre;

  1. Submukozal Myomlar: Uterin kaviteye (Rahim duvarına) bası yapar.
  2. İntramural Myomlar: Uterin kaviteyi bozmayan ve %50’den az kısmı rahim dışından dışarı taşan myomlardır. En sık görülen bu myomlardır.
  3. Subserozal Myomlar: %50’den fazla kısmı rahim dışına taşan myomlardır. Geniş tabanlı ya da pedinküllü (saplı) olabilirler.

Myoma Bağlı Semptomlar

Çoğu asemptomatik (semptom vermeyen) olmakla birlikte;  myom, yerleştiği yere göre belirti vermektedir. Her myomun farklı belirtisi vardır.

En sık görülen semptomlar şunlardır;

  1. Anormal uterin kanama: %30 vakada görülür. En sık menorajiye (Adet kanamasının normalden yoğun olması) rastlanır. Submukozal myomlarda daha fazla görülür. Nedenleri arasında uterusun büyümesiyle kanayan endometrium alanının büyümesi, endometriumun ülserasyonu ve nekrozu, uterusun kasılma yeteneğinin azalması ve hemostazda gecikmesi sayılabilir. Sık adet görme, adet kanamasının uzun olması, ara kanama da görülebilmektedir. Kanamanın fazla olmasına bağlı kansızlık ile de başvurabilirler.
  2.  Ağrı: Genellikle myom dejenerasyonlarına veya basıya bağlı olarak, kasık veya belde olabilir.
  3. Bası belirtileri: Mesane basısı ile sık idrara çıkma, üretra basısı ile idrar retansiyonu, üreter basısı ile hidronefroz, rektum basısı ile tenesmus ve kabızlığa neden olabilir.
  4.  İnfertilite(Kısırlık): Diğer infertilite nedenleri ekarte edilmeden tek başına infertilite nedeni olarak kabul edilmemelidir.
  5. Gebelik kayıpları( Düşük, erken doğum)

Myomda Tanı Yöntemleri

  1. Jinekolojik Muayene: Küçük subseröz myomlar dışındaki myomların tanısında en iyi yöntem jinekolojik muayenedir. Uterus normalden daha iri ve sert olarak ele gelir.
  2. Görüntüleme Yöntemleri:

2a. Ultrasonografi: Myom nodülü myometriumdan farklı eko veren bir lezyon olarak kolayca tanınır. Myom boyutu ve lokalizasyonu yüksek doğrulukla saptanabilir.

2b. CT&MRI: Myomların sayısı, yeri, büyüklüğü ile ilgili kesin bilgi verirler .

 2c. Histerosalpingografi(HSG): Submüköz myomlar, uterin kavitede yer işgal eden lezyonlar olarak izlenebilir.

  1. Özel incelemeler:

   3a. Histeroskopi: Submüköz myomların tanı ve tedavisinde kullanılır.         

3b. Laparoskopi : Myomun ayırıcı tanısı için kullanılabilir.

3c. Salin nfüzyon Sonografi(SİS): Submüköz myom tanısında kullanılabilir.

3d. D&C: Özellikle kanayan myomlarda diğer patolojileri ekarte etmek veya submüköz myomun ayırıcı tanısı için yapılır.

İnfertilite (Kısırlık) ve Myom

 Çeşitli tip myomların üremeyi değişik derecelerde etkilediğini bilmekle beraber; uterin myomların infertiliteye ne oranda etki ettiği konusu tartışmalıdır. İnfertil hastalarda sıklıkla myom saptanması ve myomektomi(myom çıkarılması) ile gebelik oranlarının artması görülebilmektedir. Üreme sonuçlarını etkileyen en önemli faktörler, myomun yerleşim yeri, myom büyüklüğü, ek infertilite faktörü olup olmaması ve hastanın yaşıdır. İnfertilite etyolojisinde uterin myomlar tüm vakaların %5-10’unu etkilemektedir. Ancak diğer eşlik eden infertilite nedenleri dışlandığında tek başına myomlar infertilite vakalarının sadece %2-3’ünden sorumludur.

Gebelik ve Myom

Tüm gebeliklerin yaklaşık olarak %1.4-8.6’sında uterin myomlar görülür. Gebelikte yükselen hormonlar nedeniyle myomların büyüdüğü ve semptomların arttığı klasik bir bilgi olmakla birlikte bir çalışmada bu büyümenin sadece 1. trimesterde olup ve gebeliğin sonuna doğru çoğu myom-özellikle büyük olanlar- küçüldüğü gösterilmiştir. Uterin myomlar gebelik seyri boyunca birtakım komplikasyonlara neden olabilmektedirler. İmplantasyon (Gebeliğin yerleşimi) submüköz myom üzerinde olursa düşük riski yüksektir. İntramural ve subseröz myomu olan olgularda ilk trimester gebelik kaybı %40, ikinci trimester gebelik kaybı ise %17 olarak görülmektedir. Plasentanın myoma yakın yerleştiği durumlarda ise erken gebelikte kanama ve düşük olabilmektedir. Gebelikte myomların neden olabileceği diğer komplikasyonlar şunlardır; preterm (erken) doğum(%15-20), intrauterin gelime geriliği (%10), prezentasyon bozuklukları( makat geliş- yan geliş)(%20), ablasyo plasenta, postpartum kanama ve dejenerasyona bağlı karın ağrısı. Gebelikte myomektomi nadiren uygulanır.

Myom Tedavisi

Myom tedavisi boyut, sayı, hastanın yaşı, çocuk isteği gibi durumlar göz önünde bulundurularak birkaç farklı şekilde planlanabilir.

I.Konservatif  (Bekleme ve Takip) Tedavi : Küçük ve belirti vermeyen myomlar genellikle ultrason ile takip edilir. Myomların büyüme hızı ve semptom vermesi oldukça değişkendir. Bekleme döneminde belli aralıklarla myom büyümesi takip edilmelidir. Hızlı büyümede sarkom ekarte edilemediğinden cerrahi düşünülebilir. Bekleme yaklaşımı asemptomatik myomlarda –infertilite sorunu olan ve IVF uygulanacak hastalar dışında- mantıklı bir yaklaşımdır. Myom takibi çoğunlukla 6 ay ara ile yapılır. Ultrason ile myomlar sayı, boyut ve iç özellikleri bakımından takip edilir. Ultrason takibi genellikle 5 cm altında ve belirti vermeyen myomlara uygulanır.

II- Medikal Tedavi : Klinikte sık uygulanan bir tedavi şekli değildir.

IIa. Progestin ile tedavi Geçmişte önerilen ve kullanılan bir alternatif olmasına rağmen gerek semptomlardaki gerekse uterus büyüklüğündeki cevap öngörülemez, hatta myom küçüleceğine büyüyebilir. Bu nedenle günümüzde pek kullanılmamaktadır.

IIb. Androjenler ile tedavi Gestrinon, danazol gibi androjenlerle tedavinin çok efektif olmaması ve yan etkilerinin çok olması nedeniyle günümüzde tercih edilmemektedir.

IIc.GnRH analoğu ile tedavi toplam rahim hacminde yaklaşık %40, myom hacminde yaklaşık %35 küçülme sağlar. Operasyon öncesi GnRH agonisti kullanımı kanamayı kestiği için hemoglobin değerlerinde artış sağlar ve cerrahiyi kolaylaştırır. Oluşan yan etkileri nedeniyle 6 aydan uzun süreli kullanımı önerilmez. Ancak tedavi kesildikten sonra myomlar genellikle tekrar büyür. Bu nedenle GnRH analou ile tedavi, perimenopozdaki (menapoza yakın) hastalarda menopoza girene kadar rahatlama sağlamak için veya üreme çağındaki kadınlarda cerrahi öncesi büyük myomları küçültmek, kesin tedaviye karar verene kadar zaman kazanmak ve semptomları hafifletmek amacıyla kısa süreli uygulanabilir.

 III.Cerrahi Tedavi :Myom tedavisi en sık ameliyat ile yapılır.

IIIa. Histerektomi (Rahim alınması)Kesin tedavi yöntemidir. Eğer hastanın çocuk planı yoksa ve rahim fazla sayıda myom içeriyorsa o zaman histerektomi yapılabilir. Laparatomik, laparoskopik veya vaginal yolla uygulanabilir.

IIIb- Myomektomi (Myom çıkarılması) Myom ameliyatından sonra vücutta tekrar myom görülme riski oldukça yüksektir.  Çeşitli durumlarda myom ameliyatı olunsa dahi mikro boyuttaki myomlar kalabilir ve zamanla büyüyerek yeniden çeşitli sorunlara yol açabilir.

  1. Laparotomi ile myomektomi 7 cm.’den büyük subserozal ya da intramural myom varlığında, 5’ten çok myom varlığında ve myomektomi sonrası uterin kavitenin açılmasının riskli olduğu durumlarda laparatomi ile açık myomektomi tercih edilir
  2. Teknik olarak laparatomiye göre daha zordur. Ancak laparatomiye göre daha az yapışıklık riski vardır ve iyileşme daha hızlıdır.
  3. Histeroskopi ile myomektomi

IV. Ameliyatsız myom tedavisi (myom embolizasyonu)

Ameliyatsız myom tedavisi myomu besleyen damarın küçük tıkaçlar ile kapatılmasına dayanır. Bu sayede myomun beslenmesi azalarak boyutu küçülebilir. Bu yöntem myom embolizasyonu olarak bilinir. Ameliyatsız myom tedavisi bu konuda tecrübeli olan girişimsel radyoloji uzmanlarınca yapılır. Myom sayısı çok fazla ve cerrahi olarak çıkartılması zor ise myom embolizasyonu yöntemi seçilebilir. Hastanın ameliyat olmasını engelleyecek sağlık sorunları bulunduğunda da myom embolizasyonu tercih edilebilmektedir.

Myom ameliyatı ne zaman yapılır?

Myomlar hastanın şikayetleri, myomun rahimdeki yerleşim ve boyutuna göre ameliyat edilir. Fazla adet kanaması, adetler arası kanama olması, adet düzensizliği, ağrılı adet görme gibi durumlarda boyutu ufak olsa da ameliyat edilebilir.

Myom boyutu 5 cm üzerinde ise genellikle komşu dokulara bası yapabilir. Bu durumda ameliyat edilmesi uygun olacaktır. Myomda ultrason takiplerinde hızlı büyüme görülmesi durumunda da ameliyat edilebilir.

Myomların iç özellikleri bazen değişir. Bu durumda myom ağrı yapabilir. Ağrılı myomlar ameliyat ile tedavi edilebilmektedir. Vajina içine uzanmış ise myom ameliyatı gerekebilir. Menapoz sonrası büyümeye devam eden myomların da çıkartılması gerekebilir.

Myom ameliyatı gerektiren bir diğer durum ise rahim dışındaki saplı myomların kendi etrafında dönmesidir. Bu durumda myom beslenmesi bozulur ve ağrı yaratabilir.

Myom ameliyatı olan gebe kalabilir mi?

Myom ameliyatında rahim alınmamış ise gebe kalmak mümkündür. Ancak myom ameliyatı sonrası iyileşme dönemi tamamlanıncaya kadar hamile kalmamak uygun olacaktır.

Myomdan korunmak mümkün mü?

Myomdan korunmanın bilinen herhangi bir yöntemi yoktur. Ancak küçük çaplı myomları kontrol altında tutmak daha kolay olduğu için erken teşhis önemlidir. Bununla beraber hareketsiz ve kilolu kadınlarda myom görülme sıklığının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda kasların aktiflik durumu oldukça önemlidir. Myomlardan korunmak için alınabilecek en etkili önlem; kilo kontrolü yapmaktır.

 

Paylaş