Menstürasyon ile baş ağrısı arasındaki ilişki Hipokrat zamanından beri bilinmektedir.

Migren görülme sıklığı, puberteden (ERGENLİK) önce kız ve erkek çocuklarda benzer oranlarda iken, adet görmenin başlamasıyla birlikte kadınlarda artış göstermektedir ve bu artış 40 yaşından sonra azalmaya başlamaktadır.

Türkiye’de 15-45 yaşları arasında, 1835 kadında yapılan bir çalışmada migren görülme oranı  %15,8 bulunmuştur.

Migrenli kadınlarda baş ağrısının menstürasyona yakın dönemde ortaya çıkıp, baş ağrısının sıklık ve/veya şiddetinin menstürel dönemde artabildiği bilinmektedir.  Doğum kontrol hapları migren atağını ortaya çıkarabilmekte veya bilinen atakların şiddet ve sıklığını değiştirebilmektedir. Bazı kadınlarda migren ataklarının gebelik süresince ve menopozda ortadan kalktığı, post partum dönemde arttığını gösteren klinik gözlemler mevcuttur.

Birçok migren hastasında perimenstürel dönem ve menstürasyon sırasında baş ağrısının artması, menstürel migren (MM) kavramını gündeme getirmiştir.

Migrenin günlük yaşam aktivitelerini belirgin olarak etkilediği pek çok çalışma ile desteklenmiştir. MM atağının ise siklusun diğer zamanlarındaki ağrıya göre daha şiddetli olduğu ve daha fazla kısıtlılığa yol açtığı görülmektedir.

Menstürel migren ile ilgili olarak yapılan çalışmalar, migren ataklarının sıklıklarının  menstürasyondan 2 gün önce ve menstürasyondan 3 gün sonra ortaya çıktığını göstermektedir.

Migren hastalarının %40’ında ise baş ağrıları menstrüasyondan etkilenmemektedir.

Menstürel migren, menstürel olmayan migren gibi doğum kontrol hapları, uyku bozuklukları, hava şartları, öğün atlama, egzersiz, anksiyete, alkol, bazı yiyecekler, stres, parlak ışık ve yüksek sesle tetiklenebilir.

Yaşam biçimini değiştirerek migreni tetikleyen faktörleri azaltmak önemli olabilir. Düzenli yemek yeme, uyuma ve egzersiz, migren ataklarını azaltır. gevşeme eğitimi, termal bio-feedback, kognitif davranışsal tedavi denenebilir. Hipnoz, akupunktur, transkütenöz elektriksel sinir uyarılması, hiperbarik oksijen tedavisi ile ilgili olarak kontrollü çalışmalar olmadığından tavsiye edilmemektedir.

İlaç Tedavisi farklı şekillerde uygulanabilir.

 1. Atak tedavisi

2. Önleyici tedavi

2a. Kısa süreli önleyici tedavi

2b. Uzun süreli önleyici tedavi

 

Basit ağrı kesiciler, ağrı kesici ilaçlar, magnezyum, migren ilaçları, hormonal tedaviler uygulanabilmektedir.

Akut tedavide kullanılacak olan ilaçların migren ataklarının başlangıcından sonraki ilk 1 saat içinde verilmesi gerekir.

 

 

Paylaş