Kadınlarda Cinsel İsteksizlik - Cinsel Soğukluk

Doyurucu cinsel ilişki için öncelikle kişinin kendi içinde bir istek duyması, isteğin bir partnere yönelmesi gerekir ve bu süreç içinde kişinin mizacı ve iç dünyasıyla ilgili psikolojik etkenler, bedensel durumla ilgili biyolojik etmenler, bizi kuşatan ve içinde yaşadığımız çevresel ve kültürel etkenler belirleyici rol oynarlar.

Partnerler arasında yanlış anlamalara ve ciddi çatışmalara yol açan en önemli faktörlerden biri eşlerin cinsel istek düzeylerinin belirgin olarak farklı olmasıdır.

Cinsel işlev bozuklukları arasında sık görülen bozukluklardan biri olan cinsel isteksizlik sorunun tanımlanması bu konuyla ilgilenen uzmanlar arasında fikir ayrılıklarına yol açmıştır. Kişinin partneriyle ilgili düşünce ve hisleri, inançları, sosyal durumu, yaşı, mesleği, cinsellikle ilgili kültürel normları, yeterli özgüven, cinsellikle ilgili önceki deneyimlerin olumlu olması, uygun bir cinsel eşin olması, cinsellik dışındaki alanlarda da iyi bir ilişkinin olması, cinsel isteğin yoğunluğu ve sıklığı gibi  birçok kriteri göz önüne almak gerekmektedir. Bu nedenle cinsel isteğin objektif kriterlerini belirlemek oldukça güçtür.

Cinsel istek nedir?
Kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusudur. Olası çekici cinsel partnere yönelik dikkatin olması, yazılı veya görsel erotik materyallere karşı ilgi, cinsel içerikli rüyalar veya fanteziler kurma, cinsel etkinlikle ilgili arzuların farkında olunmasıdır. Bir partnerle cinsel ilişkiye girmeyi istemektedir. Cinselliğin azalmasına ilişkin hayal kırıklığını da kapsamaktadır. Görme, koklama, işitme, dokunma, tatma, düşünce ve duygular cinsel isteği meydana getirir.

Cinsel isteksizlik nedir?
Azalmış cinsel istek, yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumudur. Halk arasında "frijidite" ya da "cinsel soğukluk" olarak da adlandırılmaktadır.

Cinsel İsteksizliğin Tipleri
1-Primer Cinsel İsteksizlik : Ergenlik döneminde başlar.
2-Sekonder Cinsel İsteksizlik : Cinsel sorunu olmayan bir kadının hayatının herhangi bir evresinde cinsel açıdan isteksizleşmesidir.

Cinsel isteksizlik ne sıklıkla görülür?
Cinsel isteksizlik, kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Cinsel isteksizlik kadınların ortalama %33'ünde görülür. Oranlar yaşa bağlı olarak artmaktadır.

Cinsel Soğukluğun Nedenleri Nelerdir?
1-Fiziksel Faktörler: (%1)

  • Yaşlanma ve menopoz,
  • Cinsellikten uzun süre uzak kalmak,
  • Kullanılan bazı ilaçlar,
  • Alkolizm,
  • Böbrek, karaciğer ve kalp yetmezliği,
  • Tiroid hastalıkları,
  • Şeker hastalığı ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklar,
  • Multipl skleroz, Parkinson gibi nörolojik problemler,
  • Ameliyatla rahmin alınması,
  • Hormonal dengesizlikler,
  • Doğumdan sonraki lohusalık ve emzirme dönemleri,
  • Cinsel organlarının yapı ve fonksiyonlarının bilinmemesi,
  • Rahim ağzı enfeksiyonları,
  • Mantar, trikomonas gibi vajen enfeksiyonları ve akıntıları,
  • Yaşa bağlı hormonal yetersizlikten kaynaklanan kuruluk,
  • Ameliyat sonrası meydana gelmiş yapışıklıklar gibi cinsel hayatı etkileyecek jinekolojik rahatsızlıklar

2-Psikolojik Faktörler: (%99)

  • Vajinismus,
  • Aşırı stres,
  • Eşler arasındaki geçimsizlikler ve çatışmalar,
  • Homoseksüellik,
  • Evlilikle ilgili problemler,
  • Beden şekli ile ilgili kaygılar,
  • Bıkkınlık,
  • Cinsel travmalar,
  • Tecavüz,
  • Ailede birinin ölümü,
  • Çocuk doğumu, taşınma gibi önemli yaşam olayları,
  • İlişkiye gerekli özenin gösterilmemesi,
  • Cinsel ilişki ile bazı olumsuz anıların yerleşmesi,
  • Cinsel ilişkide bulunmanın bir suç veya günah olarak algılanması,
  • Anksiyete ve depresyon

Nedenleri toparlayacak olursak, bir kısmı erkeklerin sebep olduğu, bir kısmı kadınların kendilerinden gelen ve bir kısmı da çevre ile ilgili nedenlerdir. Kadınların yaklaşık %1'de gerçekten fiziksel bir problem vardır. Geri kalan %99'luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.

Tedavi
Tedavi, neden olan faktörün ortaya konmasından sonra mümkündür.

Tedavinin amacı eşler arasında bir uyum oluşturulması ve aralarındaki bozulan iletişimin  yeniden düzenlenmesidir.

Eğer eşlerden birinde belirgin düzeyde cinsel istek azlığı varsa istek düzeyini arttırmaya çalışmak gerekir.

 Bazen de eşlerden birinde aşırı isteklilik ve talepler varsa dengeyi sağlamak açısından bu istek ve talepleri azaltmak gerekebilir.

Bu nedenle tedaviye "çift" olarak hastalar kabul edilmelidir. Herhangi bir organik hastalık saptanamamışsa isteksizliğin nedeni psikolojiktir. Bu durumda çiftlerin birlikte psikiyatrik yardım alması gerekmektedir:
*Cinsel Terapi
*Aile Terapisi,
*Bedensel egzersizler,
*Cinsel egzersizler,
*Cinsel hayatta kısa ayrılıklardan sonra bir araya gelme, eğitim amaçlı erotik videolar seyretme, kıyafet değişikliği, tavırlardaki bir değişiklik, mekan değişikliği gibi küçük değişiklikler ve fanteziler yapılması vb. cinsel yaşama yeniliklerin kazandırılması,
*İlaç tedavisi: Viagra, antidepresan ilaçlar ve Opti-S'xtiva yani kadınlar için yulaftan yapılma viagra benzeri bitkisel afrodizyaklar.

Cinsel İsteksizlik Hakkında Bilinmeyenler
*Yapılan araştırma sonuçlarına göre seks; stres, yorgunluk ve baş ağrısıyla savaşır ve bu sayede bünyeyi de rahatlatır.
*Bazı kadınların kendiliğinden cinselliğe ilgileri yoktur fakat eşlerinin yaklaşımına fizyolojik bile olsa yanıt verir, uyarılır ve orgazm olurlar. 
*Kadınlarda aşk cinsel isteği artıran bir etkendir.
*Cinsel isteksizlik kadının kısır olması demek değildir. Çünkü kadınlar hiç cinsel birleşme yapmadan da gebe kalabilirler. 
*Genel olarak bütün kadınlar yeterli bedensel ve ruhsal uyarmalarla hazırlandıkları takdirde cinsel birleşmeden zevk alabilirler. 
*Kadınların büyük çoğunluğu cinsel isteksizliklerinin gerçek nedenini kocalarının beceriksizliğinde ararlar. Oysa, çoğu kez durumdan erkek kadar, hatta ondan daha fazla, kadın sorumludur.
*Cinsel isteksizlik genellikle çiftler arasındaki sorunları yansıtır.

Cinsel yaşamın ayıp ve günah olduğu öğretilen bir toplumda yaşıyoruz. Evlenmemiş kızlarımızın bakire olmalarının zorunlu tutuldukları, aksi durumlarda kan dökülen bu toplum; kadının görevi evlenmek, çocuk doğurmak ve anne olmaktır" derken, cinsel yaşama karşı ilgi göstermeyen genç kızlara iyi gözle, cinsellik konuşan kızlara ise kötü gözle bakmış, fakat bu ruhsal baskının altında ne kadar çok insanımızın ezildiğini ise göz ardı etmiştir. İşte kökeni bu ikircilik olan bir cinsel işlev bozukluğu:Cinsel tiksinti bozukluğu.

Cinsel İlişkiden Tiksinme

Genellikle cinsel ilişkiden tümüyle uzak durma ve cinsel ilişkide bulunmaktan aşırı tiksinti duyma ile karakterize bir cinsel işlev bozukluğudur. Cinsel isteğin şiddetli bir derecede azaldığı veya hatta ortadan kalktığı cinsel isteksizliğin daha ileri bir aşamasıdır.

Cinsel tiksinti bozukluğu olan insanlar cinsel aktivitelerden kaçınırlar. Hatta cinsellik konularının konuşulmasından bile rahatsız olurlar. Tahmin edileceği gibi evli olanlarda bu durum belirgin bir sıkıntıya ve çiftler arasında ilişkilerde bozulmalara neden olur.

Nedenleri
Çocukluk veya genç ergenlikte cinsel saldırıya veya tecavüze uğrama,
Cinsel yaşam ile ilgili bilinçaltı suçluluk duygusunun olması,
Cinselliğe yönelik çok güçlü utanç ve günah duygusu taşıma,
Toplumsal önyargı veya kaygılar,
Cinsel ilişki sırasında sürekli ağrı duyma,
Baskıcı bir aile ortamında yetişme,
Yatılı okullarda eğitim görme,
Cinsel yaşamla ilgili bilgiden yoksun evlenme,
Aynı zamanda idrar yapma veya dışkı organları olarak da görev yapan cinsel organların pis olduğu düşüncesi,

Cinsel tiksinti bozukluğu olan kişilere cinsel yönden yaklaşıldığında iğrenme, korku, kaygı yada utanç gibi duyguları ifade edebilecekleri gibi daha şiddetli durumlarda panik atağa varan sorunlar yaşanabilir.

Tedavi
*Cinsel terapi

Paylaş